PİYASALAR
HAVA DURUMU
FOTO GALERİ
LINK BANKASI
NAMAZ VAKİTLERİ
BURÇLAR
Burcunuzu seçin, günlük falınızı okuyun
Sağlık Danışmanı
Şikayetim Var
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Hüseyin Erkan
DARBE YAPAN HER ZAMAN HAKLIDIR !
05 Şubat 2010 00:02
 

söylemiyorlar doğruyu


yazmıyorlar gerçeği


dokuz köyden kovulmayalım diye.


“Darbeciler vatan haini mi?” diye sormuş bir yazar. Hem de yazısına başlık atarak.


            Başlığı okuyunca: “Haşa!.. Haşa!.. Sümme haşa!.. diye itiraz ettim hemen.


            Olur mu hiç? Darbecinin “vatan haini” olduğu nerde görülmüş?


Yazarın sorusuna verilecek cevap “evet” olsaydı; tarihimizde “büyük vatanseverler” olarak anılan nice “kahraman”ın ne işi vardı orada?


II. Abdülhamit’i tahttan indiren Mahmut Şevket Paşa büyük bir “vatansever”, büyük bir “kahraman” değil miydi?


Öyle olmasaydı, İttihat ve Terakki Cemiyeti ne diye Sadrâzamlık  makâmına oturt-sundu ki onu?


Öyle olmasaydı, bir suikast sonucu öldürüldüğü zaman, ne diye görkemli bir cenaze töreni düzenleyip: “Hürriyet-i Ebediyyetepesine gömülsün ve niçin bir anıt-mezar ya-pılsındı ki?


BâbÁli’yi (Hükümet Konağı)  silahlı bir çeteyle basıp toplantı halindeki Bakanlar Kurulu odasına girmek isterken, engel olmak isteyen Harbiye Nâzırı Nâzım Paşa’yı vurup öldüren Yarbay Enver Bey, (sonradan Enver Paşa) vatan haini miydi? Bugüne kadar, Enver Paşa’ya “vatan haini” diyen birini duydunuz mu hiç?


27 Mayıs darbesinin lideri Cemal Gürsel, vatan haini miydi, vatansever miydi?


Vatan haini olsa, TBMM yedi yıllığına Cumhurbaşkanı seçer miydi?


Vatan haini olsa, ölünce devlet töreniyle Anıt Kabir’e gömülür müydü?


İşte, en son örnek, 12 Eylül…


Darbe yapmak, hükümeti devirmek, TBMM’yi ve Anayasa’yı feshetmek “vatan hain-liği sayılsaydı; gazetecilerimiz, yazarlarımız, üniversitelerimiz, derneklerimiz bu girişimi niçin alkışlasındı? Seçimler sonucu oluşan TBMM niçin bu darbenin lideri Kenan Evren’i Cumhurbaşkanı seçsin?


Bugüne kadar, darbe yapıp yönetime el koyan herhangi birinin yargılandığını duy-dunuz mu? Duyamazsınız! Çünkü, darbe yapmak suç değildir bu ülkede.


Yapmak ister de başaramazsanız, suçtur.


Albay Aydemir denemiş, başarılı olamamış; o nedenle yargılanıp asılmıştır.


O güne kadar, (ki zaman, 60’lı yılların ilk yarısıdır) böyle bir işe girişip de başarılı olamamış bir asker yoktur nerdeyse tarihimizde.


Albay Aydemir’in “vatanı kurtarmak için” kelleyi koltuğa alarak “ya devlet başa, ya kuzgun leşe” deyip bu işi iki kez denediği halde başarılı olamamasının sebebi neydi acaba?


Henüz birkaç yıl olmuştu; 27 Mayıs darbesi yapılalı. Hiç değilse bir on yıl geçmeden darbe yapmak biraz ayıp olmaz mıydı? Mısır, Suriye, Irak gibi bir Arap devleti miydik biz? Ki, sabah kim erken uyanırsa, borusunu öttürüp o geçsin başa!


Darbe yapmadan önce, darbe ortamı yaratmak gerektiğini Harp Okulu’nda öğretme-diler diyelim; “Kurmay Mektebi”nde de mi öğretmediler be adam?


27 Mayıs gibi, ne güzel bir örnek var önünde… Darbe gününe gelinceye kadar, tam bir ay, gençliği sokaklara dökmediler mi? Birkaç öğrenciyi öldürtüp:


“-Kâtil Menderes!.. Kâtil Menderes” diye bağırtmadılar mı?


 


Olur mu böyle olur mu?


Kardeş kardeşi vurur mu?


Kahrolası diktatörler


Bu dünya size kalır mı?


diye, yeri göğü inleterek marşlar söyletmediler mi?


Ne yazık ki, ben de olmuştum bu oyuna.      


“Yakaladıkları üniversite öğrencilerini kıyma makinelerinden geçiyorlar.” diye de-dikodular yaymadılar mı? Cumhurbaşkanı Celâl Bayar’ı, O’nu korumakla görevli olan Mu-hafız Alayı Komutanı Kurmay Albay Osman Köksal’a tutuklattırmadılar mı? Bütün bunları yapmadan, darbe ortamını oluşturmadan, yalnızca Harp Okulu öğrencileri ile darbe yapıl-dığı nerde görülmüş? Acaba diyorum, Aydemir’in başarılı olamamasında, o sırada, İsmet İnönü gibi kurt bir asker ve kurnaz bir politikacının Başbakan oluşunun rolü yok muydu?


Nerden bakarsanız bakın, çok talihsiz bir insan bu Talât Aydemir!


İlk girişimi başarısız olunca affedilir. Öyle ya, 27 Mayıs’ı gerçekleştiren 38 kişinin hepsi de asker… Onlar koltuk ve makam sahibi olarak el üstünde tutulup saygı görürken, en az onlar kadar şerefli bir asker olan Albay Aydemir’in hepse atılması ne kadar ayıp olurdu!


Bu yüzden işte, affedilir ilk girişiminde. “Keşke hapis yatsaydı beş – on yıl” diyor musunuz siz de? Neyse!..


“Araba devredildikten sonra yol gösteren çok olur” denir ya, bizimki o misal işte.


Ya başarılı olup da yönetime el koysaydı!.. Bu durumda “Darbe Anayasası”nın de-ğiştirilemez ve değiştirilmesi dahi teklif edilemez ilk iki maddesi uygulanırdı elbette. Yani:


“Madde 1: Darbe yapan her zaman haklıdır.”


  Madde 2: Haklı olmadığı durumlarda birinci madde geçerlidir.” kuralına göre: “Akıllı, zeki, ileri görüşlü, vatanını ve milletini herkesten daha çok seven, cesur ve kahra-manbir insan olduğunu kanıtlamış bulunan yeni kurtarıcımız”ı millet olarak hepimiz, kalpten severdik. O neye doğru derse, doğrunun o;  neye yanlış derse yanlışın o olduğunu bilirdik. Atatürk Havaalanı değil, “Aydemir Havaalanı”, Atatürk Kültür Merkezi değil, “Ay-demir Kültür Merkezi” derdik.  O kadar vefasız bir millet, o kadar kıymet bilmez bir halk değiliz herhalde biz.


Nasıl ki, resmî ve özel kurumlarımızı yönetime el koyar koymaz, Cemal Gürsel ve Kenan Evren’in resimleriyle (üstelik yandaşlarını ve yardımcılarını da unutmadan) süslemiş-sek, emin olun, bu vatanın evladı Talât Aydemir’den de esirgemezdik bunu.


Talât Paşa Bulvarı var da, neden bir Talât Aydemir Bulvarı olmasındı ki Ankara’da, İstanbul’da. Ne yazık ki, kötü yazılmış kaderi O’nun. Doğrusu ya, ben hiçbir darbecinin “vatan haini” olduğuna inanmam! İster yerli olsun, ister yabancı, hiç fark etmez. Sözgelişi, Albay Abdül Nâsır… Mısır’da bir darbe ile gelmedi mi iktidara? Vatan haini miydi Nâsır?  Sözgelişi, Albay Kaddafi… Kırk yıl önce o da aynı yolu izledi. Vatan haini mi Kaddafi?


Şu İngiliz, Fransız, Alman ve Amerikalı subaylara şaşıyorum. Ben beni bildim bileli, on yıllardır, ne bir Kenan Evren çıkarabildi içlerinden, ne bir Nâsır, ne bir Kaddafi


Vaz geçtim, Pakistanlı askerler kadar bile olamadılar. Sanıyorum; Harp Okullarında iyi bir eğitim verilmiyor onlara. Yazık ama!.. Ne yapmalı, nasıl yapmalı da o ülkelere yardımcı olmalı, bilmem ki!


Kimin bir önerisi varsa, dinlemeye hazırım ben.

Bu yazı toplam 616 defa okunmuştur
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
ARŞİVDEN ARA
YAZARLAR
ÖZEL HABER
Anket
Referandumda "Evet" mi diyeceksiniz "Hayır" mı
VIDEO
NASIL BASARDILAR
SÖYLESI